Uncategorized

Duran Durur… Zaman Durmaz… Peki İnsan?

Köşe Yazısı – SK Seyit Karakaya

Dağlar yerinde durur. Asırlardır rüzgârlara, yağmurlara, fırtınalara meydan okur. Zaman onları aşındırsa da köklerinden sökemez. Sular ise tam tersine durmaz; akar, önüne çıkan engelleri aşar, yeni yollar bulur ve hayatı beslemeye devam eder.

Peki insan?

İnsan, dağ ile su arasında bir yolculuğun adıdır. Gerektiğinde dağ gibi vakur ve sağlam durmalı, gerektiğinde su gibi değişime, gelişime ve öğrenmeye açık olmalıdır. Çünkü hayat, yalnızca yaşanacak bir zaman dilimi değil; anlamlandırılması, üretilmesi ve geride iz bırakılması gereken bir emanettir.

İnsan, yaşadığı hayatın sadece seyircisi olmak için yaratılmadı. Düşünmek, öğrenmek, üretmek ve ardında güzel eserler bırakmak için var edildi. Bir ömrün değeri, kaç yıl yaşandığıyla değil; kaç gönüle dokunduğu, kaç insana umut olduğu ve ardında ne bıraktığıyla ölçülür.

Yıllardır kaleme aldığım her satırda tek bir hedefim oldu: İnsana dokunabilmek…

Çünkü biliyorum ki güçlü insan, güçlü aileyi; güçlü aile, güçlü toplumu; güçlü toplum ise güçlü devleti inşa eder. Devletlerin gerçek temeli yalnızca ekonomiyle, teknolojiyle ya da askeri güçle değil; karakterli, ahlaklı ve bilinçli bireylerle atılır.

Tarih bunun en güçlü şahididir.

Büyük değişimler her zaman büyük ordularla başlamadı. Kimi zaman bir fikir, kimi zaman bir kitap, kimi zaman da tek bir cümle; insanların düşünme biçimini değiştirdi. Düşünce değişince davranış değişti, davranış değişince toplum değişti.

İşte kitapların ve fikirlerin gerçek gücü tam da burada ortaya çıkar.

Bir kitap bazen bir insanın hayatını değiştirir. O insan da bir toplumun geleceğini değiştirebilir. Bu yüzden kitaplar yalnızca okunacak sayfalardan ibaret değildir; onlar medeniyetlerin sessiz mimarlarıdır.

Bu nedenle gerçekleştireceğimiz imza günü, yalnızca bir yazarın okurlarıyla buluşması değildir. Bu buluşma; fikirlerin, kitapların ve gönüllerin aynı çatı altında bir araya geldiği anlamlı bir yolculuktur.

22–26 Temmuz tarihleri arasında Beyşehir Gölü yanında düzenlenecek festival alanındaki bu buluşmaya herkesi davet ediyorum.

Gelin birlikte okuyalım…

Birlikte düşünelim…

Birlikte konuşalım…

Ve birlikte daha güzel bir geleceğe yürüyelim.

Çünkü değişim başkasından değil, insanın kendisinden başlar. İnsan önce kendisini tanımalı, karakterini geliştirmeli, vicdanını güçlendirmeli ve çevresine fayda sağlayan bir birey olmalıdır. Gerçek dönüşüm ancak bu şekilde mümkündür.

Dağlar yerinde kalabilir…

Sular akmaya devam edebilir…

Ama insan, doğru bilgiyle, sağlam karakterle ve güzel ahlakla hem kendi kaderini hem de içinde yaşadığı toplumun geleceğini değiştirebilir.

Bugün kendimize şu soruyu sormanın tam zamanıdır:

Hayata sadece seyirci mi kalacağız, yoksa yaşadığımız çağa değer katan insanlar mı olacağız?

Unutulmamalıdır ki ardında eser, fikir ve güzel iz bırakan insanlar, bedenleri toprağa emanet edilse bile yaşamaya devam ederler. Çünkü gerçek ömür, takvimlerde yazan yıllar değil; insanlığa bırakılan eserlerdir.

Ve zaman durmaz…

Önemli olan, akan zamanın içinde nasıl bir iz bıraktığımızdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu