Bu Vatan Hepimizin…

Bir ülkeyi ayakta tutan yalnızca kanunlar değildir; onu ayakta tutan asıl değerler vicdan, adalet, merhamet ve nezakettir.
Artık birbirimizi kırmaktan, üzmekten ve ötekileştirmekten vazgeçmeliyiz.
İster hastane olsun, ister belediye, ister adliye, ister okul, ister market, ister banka ya da herhangi bir kamu kurumu veya özel sektör kuruluşu… Unutmamalıyız ki bütün hizmetlerin gerçek sahibi vatandaştır; yani insandır.
Hiç kimse, hizmet almak için kapısını çaldığı bir kurumda aşağılanmayı, küçümsenmeyi ya da değersiz hissetmeyi hak etmez. Çünkü devletin de, belediyenin de, özel sektörün de varlık sebebi insana hizmet etmektir.
Bir hastaneye umutla giren insanın güler yüzle karşılanması en doğal hakkıdır. Belediyeye gelen vatandaşın saygı görmesi, adliyeye gidenin adalet bulması, okulda eğitim gören evladımızın sevgiyle yetiştirilmesi, markete giren müşterinin nezaketle karşılanması da aynı derecede önemlidir.
Çünkü hizmetin olduğu her yerde önce insan vardır.
Kesinlikle inanıyorum ki güçlü bir ülke; ekonomisiyle, teknolojisiyle ya da binalarıyla değil, her şeyden önce insanına gösterdiği saygıyla büyür.
Doktorundan hemşiresine, öğretmeninden polisine, zabıtasından belediye çalışanına, kasiyerinden temizlik görevlisine kadar emeğiyle çalışan herkes bu ülkenin değeridir. Her görev büyük bir sorumluluk taşır. O sorumluluğun adı ise insana saygıdır.
Bu vatan hepimizin…
Hepimiz aynı bayrağın altında yaşıyor, aynı havayı soluyor, aynı geleceği paylaşıyoruz. Birbirimizi kırarak değil anlayarak; bağırarak değil dinleyerek; öfkeyle değil sevgiyle daha güçlü bir toplum olabiliriz.
Ben, Seyit Karakaya…
Hayatım boyunca nice fırtınalar atlattım. Ama her fırtınanın ardından mutlaka bir gökkuşağının doğduğunu da gördüm. Yaşadığım her zorluk bana yeni bir tecrübe, her tecrübe ise hayata daha geniş bir pencereden bakmayı öğretti.
Geriye dönüp baktığımda beni ben yapanın yaşadığım acılar, sabrım ve mücadelem olduğunu görüyorum.
Hiç kimseyi makamına, servetine, eğitimine ya da yaşadığı yere göre değerlendirmedim. Köylü diye de şehirli diye de hiçbir insanı küçümsemedim. Çünkü insanın değeri doğduğu yerde değil; taşıdığı ahlakta, vicdanda ve karakterdedir.
Benim inancımda insan, insandır.
Emeğe saygı duyan, sevgiyi büyüten, gönül kazanmayı bilen herkes benim için kıymetlidir. Hayat bana insanların unvanlarını değil, yüreklerini tanımayı öğretti.
Hayatım boyunca iyiliğin peşinden yürüdüm. Belki bu yüzden yanlış anlaşıldım, belki haksızlıklara uğradım. Ama biliyorum ki iyilikten vazgeçmek, kötülüğe teslim olmaktır.
İnsanlar beni sevmek zorunda değildir. Elbette eleştirebilirler. Fakat ben hiçbir zaman kinle yaşamayı seçmedim. Çünkü herkes karakterini sözleriyle değil, davranışlarıyla ortaya koyar.
Ben var olduğum sürece yolum; iyilikten, sevgiden, adaletten ve insanlıktan geçmeye devam edecektir.
İnanıyorum ki kötülük geçicidir, iyilik ise kalıcıdır.
Karakter, şartlara göre değil; değerlere göre şekillenir. Hayatım boyunca sevgiye, saygıya, hoşgörüye, adalete ve insan onuruna bağlı kalmaya çalıştım.
Yarın hangi şartlarda olursam olayım, hangi makamda bulunursam bulunayım, hangi görev bana verilirse verilsin; bugünkü duruşumu değiştirmeyeceğim.
Çünkü insanı büyük yapan makamı değil, vicdanıdır.
Bu vatan hepimizin… Bu millet hepimizin…
Köylüsüyle, şehirliyle, taşralısıyla, büyükşehirde yaşayanıyla; doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle… Bu topraklarda yaşayan herkes aynı bayrağın gölgesinde, aynı vatanın evladıdır.
Hiç kimse doğduğu köyden, yaşadığı şehirden, mesleğinden, makamından ya da sahip olduğu imkânlardan dolayı diğerinden üstün değildir.
Gerçek üstünlük; ahlakta, vicdanda, dürüstlükte, insanlıkta ve güzel karakterdedir.
Bugün bizlerin ayrılığa değil birliğe, ötekileştirmeye değil kucaklaşmaya, nefrete değil sevgiye ihtiyacı vardır.
Evet… Bu vatan hepimizin. Bu gelecek de hepimizin.
Gelin; birbirimizi ötekileştirmeden, ayrımcılık yapmadan, sevgiyle ve saygıyla aynı sofrada, aynı umutlarda buluşalım.
Çünkü bizi biz yapan farklılıklarımız değil, ortak değerlerimizdir. Bu değerler hepimizin ortak mirasıdır.
Sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle…
Selam ve dualarımla.
Seyit Karakaya (SK)



