Dünya

SOMA: YERİN YEDİ KAT ALTINDAN YÜKSELEN HAKİKAT

Haber : Hüseyin Dibektaş

​Bugün kelimelerimi, güneşin uğramadığı o karanlık dehlizlerde, kömür karasına umut sığdıranların dili olmak için kağıda döküyorum. Soma’da yükselen ses, sadece bir ücret talebi değil; bir haysiyet, bir varoluş ve en önemlisi bir adalet feryadıdır.


​Canlı Canlı Mezara Girmek
​Madencilik, diğer mesleklere benzemez. Yer altına inen her işçi, aslında her sabah sevdikleriyle helalleşerek canlı canlı bir mezara girer. O daracık dehlizlerde, binlerce metre derinlikte solunan her nefes, Türkiye’nin enerjisi olsun, ekonominin çarkları dönsün diyedir. Madenci, tırnaklarıyla kazıdığı o kara taştan bu ülkenin aydınlığını çıkarırken, kendisinin karanlığa mahkum edilmesi kabul edilemez bir vicdan yarasıdır.

​”Ter Kurumadan…”
​Bizim medeniyetimizin ve inancımızın temelinde, rehber edindiğimiz o yüce düstur yatar: “İşçinin ücretini, teri kurumadan veriniz.”

Peygamber efendimizin bu vasiyeti, sadece bir tavsiye değil, toplumsal barışın ve insan onurunun teminatıdır. Madencinin alnındaki o ter, yer altındaki nemle ve kömür tozuyla karışmışken; o ter kurumayı bırakın, kana ve cana karışmışken, emeğinin karşılığını tam ve zamanında alamaması, en büyük kul hakkıdır.

​Fırsatçılığın Gölgesinde Bir Ömür

​Madencinin aldığı üç kuruş fazla maaşta gözü olanlara, onun zorlu şartlarını bir “kazanç kapısı” gören fırsatçılara karşı dik durmak zorundayız. Bu insanlar, yeryüzünde refah içinde yaşasınlar diye yerin altında ömür tüketiyorlar. Onların geçim mücadelesi, kimsenin rant hesabı olamaz. Madencinin ailesiyle geçireceği huzurlu bir saat, çocuklarına sunacağı bir lokma helal ekmek; her türlü ekonomik veriden, her türlü kâr marjından daha kutsaldır.
​Soma Görmezden Gelemez!
​Soma’da bugün sergilenen direniş, bir işçinin kararlılığından öte, insan hak ve hukukunun savunulmasıdır. Maden işçisinin sesinin bugün her zamankinden daha gür çıkması bir zorunluluktur.

Soma madencisi görmezden gelinemez!

Onlar bu ülkenin enerji neferleridir. Onları mağdur etmek, Türkiye’nin geleceğini ve vicdanını karanlıkta bırakmaktır.

Son Söz:

Madenci hiçbir zaman sadaka istemedi; o, canı pahasına akıttığı alın terinin, yani hakkının peşindedir. Soma’nın evlatları, aileleriyle birlikte refah içinde yaşamayı, yerin altındaki o ağır yükü sırtlandıkları kadar hak ediyorlar. Bu mücadelelerinde yanlarındayız; çünkü biliyoruz ki, madencinin hakkı teslim edilmeden bu ülkede hiçbir ışık tam manasıyla aydınlık değildir.

​Haber : Hüseyin Dibektaş

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu