Uncategorized

Kibirin Gölgesinde Kaybolan Hayatlar: Anormalin Normalliği

İnsanoğlunun en büyük yanılgısı, kalbini saran o katı kabuğu —yani kibri— “karakter” zannetmesidir. Çoğumuz, göz göre göre etrafımızdaki insanları birer birer kaybederiz. Gidenlerin boşluğu içimizde yankılanırken, o tanıdık ses fısıldamaya devam eder:

“Geri adım atma, sen haklısın.”

İşte tam bu noktada, içimizdeki karanlık dürtü devreye girer. Daha sert konuşur, daha yüksek duvarlar örer, kibri bir zırh gibi kuşanırız. Üstelik bunu yaparken kendimizi “dik duruşlu” ve “karakterli” sanırız. Oysa bu, derin bir yanılsamadan başka bir şey değildir.

Karakter mi, Yoksa Bir İllüzyon mu?

Birçok insan, hatalarını savunmayı güç zanneder. Oysa gerçek güç; içimizdeki o dürtünün bizi sürüklediği yöne gitmemekte saklıdır. Anormal olanı defalarca tekrar ederiz ve bir süre sonra bu bozuk düzen, yeni “normalimiz” haline gelir.

Bu duruma anormal bir normallik diyebiliriz. Kişi, çevresini yakıp yıkarken bunu olması gereken doğal bir süreç gibi algılamaya başlar. Kendi elleriyle inşa ettiği hapishanede, gardiyanlığını yaptığı kibrini özgürlük sanır.

İki Çeşit İnsan

İnsanları pek çok sınıfa ayırabiliriz; fakat belki de en temel ayrım şudur:

  • Normalin içinde eriyenler.
  • Anormali normalleştirip hayatını bunun üzerine kuranlar.

Siz kendinizi nerede görüyorsunuz? Eğer etrafınızdaki insanlar birer birer eksiliyor ve siz hâlâ “doğru olan bu” diyorsanız, belki de anormal normalliğin pençesindesinizdir. Unutmayın; gurur insanı bir yere kadar taşır, kibir ise sonunda yalnızlığın derin çukuruna bırakır.

İnşallah ne demek istediğimi, kaybettiğimiz son kalbi de kırmadan önce anlarız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu